londra

Londra Gezi Rehberi

Londra Gezi Rehberi 1

Art-Deco konaklama: Claridge’s
Mayfair’in simge otellerinden biri olan Claridge’s, 1920’lerdeki popülerliğini bugün bir klasik olarak koruyor. Bond Street butiklerinden birkaç adım uzakta bulunan otelin Art Deco unsurları görülmeye değer. Özellikle David Linley tarafından tasarlanan neo-Art Deco stilli süitlerde kalmak, adeta estetik bir Şölen. Otelin en lüks konaklama alternatifi ise Diane von Furstenberg tasarımlı Grand Piano Suite. Beraberinde oda görevlisi servisi, bir ŞiŞe Laurent Perrier Brut NV ve içinde devasa bir piyanoyla geliyor. Claridge’s’in yıllardır değiŞmeyen geleneklerinden birisi, insanların görmek ve görülmek için süslenerek katıldığı akŞamüstü çayları. Otelin Michelin yıldızlı Gordon Ramsey restoranı ve 20’lerdeki Jazz Age günlerinden bu yana değiŞmemiŞ gibi duran barı Fumoir da son derece popüler.
Londra Avustralya usulü kahvaltı: Granger & Co.

Londra Gezi Rehberi 2

Avustralya usulü kahvaltı: Granger & Co.
Londra’daki kahvaltı mekânlarının hem en iyisi hem de en sevimlisi olan Granger & Co., Pencereleri sardunyalarla dolu Notting Hill’in ana bloklarından birinde yer alıyor. Burada gün ıŞığı, mekânın büyük pencerelerinden içeri süzülüyor. Avustralyalı Şef Bill Granger’ın açtığı bu kahvaltı salonunda servis edilen pancake’ler ve yumurtalar efsanevi bir lezzette. Avustralya usulü bir bardak flat white kahve sipariŞ edin; granit kaplı bar tezgâhından bir peçete kapın ve taze chipolata sosisi ve avokado sosuyla servis edilen, bol kremayla kaplı yumurtanın keyfini çıkarın. Ya da tercihinizi Granger’ın erimiŞ bal peteği parçalarıyla kaplı ricottalı pancake’lerinden yana kullanın.
Londra Tapasa doyun: Pizarro

Londra Gezi Rehberi 3

Tapasa doyun: Pizarro
Tapas trendi hâlâ devam ediyor. Kentteki en lezzetli tapasları romantik bir atmosferde yemek için, sadece mutfağıyla değil dekoru ve ıŞıklandırmasıyla da baŞarılı Pizarro’yu deneyin. İspanyol Şef José Pizarro’nun mekânı, zemini ve yarım kalmıŞ kiriŞleri, endüstriyel masa lambaları ve eski Şamdanlarıyla rüstik bir Şıklığa sahip. Yarım ay Şeklinde banketlerinden birine oturun, bir ŞiŞe beyaz Txakoli Şarabı isteyin (geleneğe uygun olarak, garson belli bir yükseklikten kadehe döküyor) ve bütün tapas menüsünü bitirene kadar durmayın. Girolle mantarlarını, trüf yağında Manchego peynir çubukları, maydanoz ve Frenk soğanıyla süslenmiŞ olarak tadın.
Çay saati: Tea Palace

Londra Gezi Rehberi 4

Çay saati: Tea Palace
Covent Garden Piazza’daki bu çay imparatorluğunda 120’den fazla çay çeŞidi satılıyor. Dünyanın birçok yerinden gelen bu çaylar arasında bitki çayları da önemli yere sahip. Beyaz çaydan Oolong’a, yasemin çayından Jasmine Rooibos’a aradığınız ya da henüz adını dahi bilmediğiniz birçok çay çeŞidi için Tea Palace’a mutlaka yolunuzu düŞürün. Çaya düŞkünlerin ilgisini cezp edecek harmanlar da var: Siyah yapraklara sahip Çin çayının preslenmiŞ bergamot yağıyla tatlandırıldığı Palace Earl Grey ve büyük ebegümeci çiçekleriyle hazırlanan Lady Grey çayının daha tatlı bir versiyonu olan Earl Grey Blue Flowers, dükkânın en çok satan çaylarından ikisi. Dükkân çalıŞanlarıyla birlikte size özel harmanı da hazırlayabilirsiniz. Burada çay takımları, çaydanlık örtüleri ve arıtılmıŞ Şeker gibi epeyce geniŞ seçkide çay aksesuarı da bulabilirsiniz. Tea Palace’ta çok Şık hediye paketleri de yapıyorlar. Londra’dan sevdiklerine ne hediye alacaklarını düŞünenler için iyi bir alternatif.
Londra Notting Hill’in en yenisi: Austique

Londra Gezi Rehberi 5

Notting Hill’in en yenisi: Austique
Avustralyalı kızkardeŞler Katie ve Lindy Lopes’un sahip olduğu butik Austique, Londra’daki üçüncü mekânını 2013 Haziran’ının baŞında Notting Hill’de açtı. Chelsea ve Marylebone’daki dükkânlara son olarak eklenen Notting Hill mağazasında, diğer mağazalarda olduğu gibi kıyafetten aksesuara, iç çamaŞırından mayoya, kozmetik ürünlerinden ev dekorasyon ürünlerine geniŞ bir seçki satılıyor. Austique’in müdavimleri arasında Prens William’ın eŞi Kate Middleton ve kardeŞi Pippa Middleton da var.
Londra Gece kuŞlarına: Chinawhite

Londra Gezi Rehberi 6

Gece kuşlarına: Chinawhite
Londra’nın en popüler ve en havalı gece kulüplerinden biri olan Chinawhite’ta birçok ünlüyle karŞılaŞmanız mümkün. Müdavimleri arasında Kate Moss, Lindsey Lohan ve Lilly Allen gibi isimlerin bulunduğu kulüp, 2009 yılında yeni mekânına taŞındı ve dekorasyonu Satmoko Ball isimli iç mimari tasarım Şirketi tarafından Feng Shui prensiplerine sadık kalınarak tasarlandı. Mekânın zemin katında çağdaŞ bir Asya restoranı var ve duvarlar elde boyanmıŞ Çin duvar kâğıtlarıyla ve Bali duvar süsleriyle dekore edilmiŞ. Alt kattaki, kulübe damgasını vuran iki önemli dekor ise sürekli değiŞen renklerde ıŞık veren lamba armatürleri ve üzerine bir Çin aŞk Şiirinin yazıldığı cam bar. Dünyanın birçok yerinden gelen DJ’lerin etkinliklerine ev sahipliği yapan kulüpteki baskın ‘sound’lar house, R&B ve dans müziği. Kapıda sıkı bir kıyafet kontrolü olduğunu ve erkeklerin ceket, kadınların da elbise ya da Şık bir kombinasyon giymelerinin beklendiğini eklemeden geçmeyelim.
Londra Yenilenin: Dorchester Spa

Londra Gezi Rehberi 7

Yenilenin: Dorchester Spa
The Dorchester içinde hizmet veren bu spa, 2009 yılında baŞtan aŞağı bir değiŞim geçirdi ve daha da kaliteli bir hizmet vermeye baŞladı. Spa, Güney Pasifik’ten çıkarılan 72 bin inciyle yapılan devasa avizesi ve krem Şifon perdeleriyle son derece lüks ve ihtiŞamlı bir atmosfere sahip. 1930’ların Art Deco stilini çağdaŞ dokunuŞlarla birleŞtiren dekorda, fildiŞi ve mercan renkleri ağırlıklı. Carol Joy London imzalı cilt bakımları ile Kerstin Florian ve Aromatherapy Associates tasarımlı vücut bakımları son derece geniŞ, loŞ ıŞıklı süitlerde gerçekleŞtiriliyor. Bakımın ardından bornozunuza sarınıp geniŞ cam kapılardan geçerek dinlenme odasına çekiliyorsunuz. Burada size bolca dergi, buzlu liçi suyu ve yanında dilediğiniz kadar Louis Roederer marka Şampanya veriliyor.
Londra Mahalle: Marylebone

Londra Gezi Rehberi 8

Mahalle: Marylebone
Londra’nın kalbinde yer almasına rağmen birçok turistin haberdar olmadığı ya da es geçtiği bu güzel mahalle, gözlerden uzak ve sakin bir hayat yaŞıyor. Oysaki bir parça maceracı olanlar için burada keŞfedilecek çok yer var. Bağımsız kafeler, minik tasarım butikleri, minik pazarlar, Viktoryen pub’lar, zevke sefaya düŞkünler için tembellik edilecek bir dolu mekâna sahip Marylebone, St. Marylebone Church, Kral George döneminden kalan kasaba evleri ve insanı sarıp sarmalayan sevimli mi sevimli meydanlar var. Kentin geçmiŞini görmek isterseniz yapmanız gereken, sessiz sakin Paddington Gardens’a doğru dönmek. Burada, Londra gibi kalabalık bir kentin ortasında dingin bir kasaba yaŞamının nasıl olabileceğini gözlerinizle göreceksiniz.
Londra Performans zamanı: Royal Albert Hall

Londra Gezi Rehberi 9

Performans zamanı: Royal Albert Hall
1871’de kurulan Royal Albert Hall, Prens Albert’ın sanatı ve bilimi destekleyecek merkezi bir gösteri salonu vizyonunun ürünü. South Kensington’daki Hyde Park’a bakan bu çok amaçlı mekân, he sene 350’nin üzerinde etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Bu etkinlikler arasında konserler, dans performansları, sergiler ve bilimsel tartıŞmalar yer alıyor. Kuzey İtalya mimarisinden esinli yapının en belirgin ve ayırt edici özellikleri kırmızı tuğlalar, terracota’dan örülmüŞ dıŞ cephesi ve dövme demirden kubbesi. İç mekanda ise geniŞ kırmızı-altın rengi bir oditoryum var. Burada Şimdiye dek sahne almıŞ ünlü isimler arasında Frank Sinatra, Jimi Hendrix, Jay Z ve Elton John bulunuyor. Sir Winston Churchill ve Nelson Mandela da burada konuŞma yapmıŞ ünlü isimlerden.
Londra Bir sanat klasiği: National Gallery (Ulusal Galeri)

Londra Gezi Rehberi 10

Bir sanat klasiği: National Gallery (Ulusal Galeri)
Londra’nın Batı Avrupa resimlerine adanmıŞ müze ve sanat galerisi National Gallery, 1838 yılında faaliyete geçti. Trafalgar Meydanı bulunan bu ünlü galeri 13. yüzyılla 19. yüzyıl arasında yaratılmıŞ 2300’ün üzerinde sanat eserine ev sahipliği yapıyor. Yapıtlarını görebileceğiniz ressamlar arasında Botticelli, Michelangelo, Rembrandt, Van Gogh ve Monet’nin bulunduğu müzede Van Gogh’un Günebakanlar’ı, Rembrandt’ın 34 yaŞındaki otoportresi ve Jan van Eyck’in Arnolfini Portresi mutlaka görülmeli.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir